<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9"?>

<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
	<channel>
		<title>Akvaryumforum.com - Bloglar</title>
		<link>http://www.akvaryumforum.com/forum/blog.php</link>
		<description>Akvaryum hobisi ile ilgili sorularınızın cevabını bulabileceğiniz forum.Tatlısu,tuzlusu canlıları,akvaryum bitkileri bakım ve beslenmeleri ile ilgili detaylı bilgiler.</description>
		<language>tr</language>
		<lastBuildDate>Thu, 07 Aug 2008 20:34:06 GMT</lastBuildDate>
		<generator>vBulletin</generator>
		<ttl>1440</ttl>
		<image>
			<url>http://www.akvaryumforum.com/forum//images/misc_mns/rss.jpg</url>
			<title>Akvaryumforum.com - Bloglar</title>
			<link>http://www.akvaryumforum.com/forum/blog.php</link>
		</image>
		<item>
			<title>Nature Illusion Studio</title>
			<link>http://www.akvaryumforum.com/forum/blog.php?b=94</link>
			<pubDate>Wed, 02 Jul 2008 20:36:32 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Nature Illusion Studio..Bu minik programcığı sizlerle paylaşmak istedim... 
Exe şeklinde olan bu dosya kurulum gerektirmiyor.Çift tıklama neticesinde 
açılan programda ilk olarak karşınıza çıkan pencereye Create new project yani yeni proje yaz diyoruz..Devamında pencerin sol tarafından load image'ı...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Nature Illusion Studio..Bu minik programcığı sizlerle paylaşmak istedim...<br />
Exe şeklinde olan bu dosya kurulum gerektirmiyor.Çift tıklama neticesinde<br />
açılan programda ilk olarak karşınıza çıkan pencereye Create new project yani yeni proje yaz diyoruz..Devamında pencerin sol tarafından load image'ı tıklayıp manzaramızı seçiyoruz.Manzara deniz kenarı dalgaların olduğu bir fotoğraf olmalı.Fotoğrafı seçip Ok butonuna bastıktan sonra açılan çalışma ekranın da yine sol alttan büyüteç işaretiyle fotoğrafı büyütüp küçültebiliyoruz.Fırçamızın boyutunu ayarlayıp su bölgesini maviye boyuyoruz.İşte bu kadar..Prewiev deyip önizlemesini görebiliriz artık.Fotoğrafımızdaki su kısmı,dalgalanmaya başlıyor.Dosyayı ekran koruyucu,exe,gif,video file olarak kaydetme seçeneklerimiz mevcut.Makinanızın özelliklerine göre render süresi uzaya bilir..Son olarak dalga hızını,boyutunu vb. şeyleri ayarlamak için sol bölümdeki effect kısmını kullanabilirsiniz..Kolay gelsin iyi eğlenceler.<br />
<br />
<a href="http://rapidshare.com/files/126503066/Nature_Illusion_Studio_v2_1_.71_Portable.rar.html" target="_blank">http://rapidshare.com/files/12650306...table.rar.html</a></div>

]]></content:encoded>
			<dc:creator>Endoplazmicreticulum</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.akvaryumforum.com/forum/blog.php?b=94</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Kan Kanseri</title>
			<link>http://www.akvaryumforum.com/forum/blog.php?b=93</link>
			<pubDate>Mon, 30 Jun 2008 12:26:13 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Lösemi (söylenişi Fransızca'dan, aslında Yunanca'dan &#955;&#949;&#965;&#967;&#945;&#953;&#956;&#943;&#945;, &#955;&#949;&#965;&#954;&#972;, lefkó - beyaz, ak ve &#945;&#943;&#956;&#945;, ema - kan), kan hücrelerinin özellikle de lökositlerin normalin üzerinde çoğalması ile kendini gösteren bir kanser türüdür. Yüksek sayıdaki olgunlaşmamış ve malign hücrelerin normal ilik hücrelerinin...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Lösemi (söylenişi Fransızca'dan, aslında Yunanca'dan &#955;&#949;&#965;&#967;&#945;&#953;&#956;&#943;&#945;, &#955;&#949;&#965;&#954;&#972;, lefkó - beyaz, ak ve &#945;&#943;&#956;&#945;, ema - kan), kan hücrelerinin özellikle de lökositlerin normalin üzerinde çoğalması ile kendini gösteren bir kanser türüdür. Yüksek sayıdaki olgunlaşmamış ve malign hücrelerin normal ilik hücrelerinin yerini alması ile iliklerde hasar meydana gelir. Böylece kan pıhtılaşmasında rol oynayan plateletler ve savunmada rol oynayan lökositlerin sayısı azalmaya başlar. Bu da lösemi hastalarında zedelenmelerin ve kanamaların yoğun görülmesine, hastaların kolay enfeksiyon kapmasına neden olur. Savunma mekanizması zayıflar. İleri aşamalarda kırmızı kan hücresi eksikliği anemiye, nefes darlığına neden olabilir. Bunun dışında zayıflık ve yorgunluk, ateş, bazı nörolojik semptomlar, dişetlerinde şişkinlik ve kanamalar gibi belirtileri de vardır.<br />
<br />
Kan kanserinin hücre tipine göre (myeloit, lenfoit gibi) ve hastalığın süresine göre (müzmin ve had) çeşitleri vardır. Bazı tipler daha hızlı ve kötü bir gidiş gösterir. Çocukluk çağında lösemi tipleri diğer kanser tiplerine göre daha sık görülmektedir.<br />
<br />
Kesin nedenleri bilinmemekle birlikte hem genetik hem de çevresel faktörlerin önemli rol oynadığı düşünülmektedir. Somatik hücrelerdeki DNA'larda meydana gelen mutasyonlar onkogenlerin aktive olması ya da tümör baskılayıcı genlerin inaktive olmasına neden olur. Böylece hücre ölümünün ve bölünmesinin regülasyonu hasara uğrar. Bu hasara genetik sebeplerin dışında, petrokimyasalların, radyasyonun, kanserojen maddelerin ve bazı virüslerin (örn. HIV) neden olduğu düşünülmektedir.<br />
<br />
Lösemiler, vücuttaki kan üretim sistemini (lenfatik sistem ve kemik iliği) etkileyen kanserlerdir. Lösemiler akut veya kronik olarak (mikroskoptaki görünüşlerine göre alt gruplara ayrılırlar) ve tümörün yayılım ve gelişim özelliklerine göre sınıflandırılırlar. Genel olarak, akut lösemiler çocuklarda ortaya çıkarken, kronik lösemiler daha çok yetişkinlerde görülme eğilimindedirler.<br />
Çeşitleri:<br />
 Akut Lösemiler [değiştir]<br />
<br />
Akut lösemide, kemik iliğinde olgunlaşmamış kan hücreleri hızlı bir şekilde üretilmekte, ve sonuçta sağlıklı-normal kan hücrelerinden sayıca daha fazla hale gelmektedirler. Bu normal hücreler diğer organlara da yayılarak, organı fonksiyonlarını yapamaz hale getirebilirler. Akut lösemilerin sınıflandırılması temel olarak olgunlaşmayan hücrelerin tiplerine esas alınarak yapılır:<br />
<br />
    * Akut Lenfoid Lösemi (ALL) : Normalde lenfosit adı verilen olgun kan hücresi tipine dönüşmesi gereken lenfoblast isimli olgunlaşmamış kan hücrelerin artması ile karakterizedir. Bu lenfoblastlarin sayıları çok miktarda artar ve genelde lenf düğümlerinde birikirek şişliklere neden olurlar. ALL, en sık gözlenen çocukluk çağı kanseridir, ve 15 yaş altındaki çocuklarda gözlenen lösemilern %80 u ALL dir. Bazen yetişkinlerde de görülebilmekle birlikte,50 yaşın üzerinde ALL son derece nadirdir.<br />
<br />
    * Akut Myeloid Lösemi (AML) : Myeloblast adı verilen ve normal kan hücrelerine (kırmızı kan hücrelerine, trombositlere) dönüşmesi gereken olgunlaşmamış kan hücrelerlinin üretimi ile karakterizedir. Olgunlaşmamış bu hücreler kemik iliğinde çok yüksek sayılara ulaşırlar ve normal kan hücrelerinin üretimini azaltırlar. Sonuçta anemi (kansızlık - kırmızı kan hücresi üretiminde azalma) ve sık enfeksiyona yakalanma (beyaz kan hücresi üretiminde azalma) durumu ortaya çıkabilir. Ergenlik çağında ve 20 li yaşlarda saptanan lösemilerin %50 sini, yetişkinlerdeki lösemilerin de %20sini AML oluşturur.<br />
<br />
Kronik Lösemiler [değiştir]<br />
<br />
Kronik lösemi, görünüşte olgun ancak normal olgun kan hücrelerinin yaptıklarını yapamayan kan hücrelerinin aşırı üretimi ile karakterizedir. Kronik lösemi daha yavaş ilerler ve sonuçları daha az dramatiktir. Temel olarak iki alt grubu vardır:<br />
<br />
    * Kronik Lenfoid Lösemi (KLL) : Olgun görünüşe sahip lenfositlerin kemik iliğinde aşırı üretimi ile kendini gösterir. Bu anormal hücreler tam olarak olgunlaşmış normal lenfositler gibi görülürler, ancak normal lenfositler gibi vücudumuzu enfeksiyonlara karşı koruyamazlar. KLLde, kanser hücreleri kemik iliğinde, kanda ve lenf nodlarında bulunurlar ve lenf düğümlerinde şişmeler meydana gelir. KLL tüm lösemilerin %30unu oluşturur. 30 yaşın altında nadiren görülürler, ancak görülme sıklığı yaşla birlikte artar ve en sık olarak 60-70 yaş arasında gözlenir. Saçlı (Hairy) hücreli lösemi; lenfosit kaynaklı bir kronik lösemidir ancak KLLden farklıdır. KLLden farklı olarak, saçlı hücreli lösemi ilaç tedavisi ile sıklıkla tedavi edilebilmektedir.<br />
<br />
    * Kronik Myeloid Lösemi (KML) : Bu lösemi, olgun görünüşlü ancak fonksiyon kaybı bulunan myeloid hücrelerin (beyaz kan hücreleri gibi) aşırı üretimi ile kendini gösterir. Bu aşırı üretim hiç normal hücre kalmayana kadar devam eder. KML hastası olanlarda sıklıkla Philadelphia kromozomu denilen kromozom anomalisi ortaya çıkar. Bu kromozom anomalisinde bu hastalığa neden olan bir enzimin üretilmesine neden olan bir genin olduğu düşünülmektedir. KML yetişkinlerde gözlenen lösemilern %20-30 unu meydana getirir ve 25-60 yaşları arasında gözlenir. Bazı hastalarda kemik iliği nakli ile bu hastalık tedavi edilebilir.<br />
<br />
Genel olarak lösemiler tüm kanserlerin %2 sini oluştururlar. Erkeklerde lösemi daha sık gözlenmektedir. Ayrıca beyaz ırkta da daha sıktır. Yetişkinlerde lösemi tanısı konma sıklığı çocuklardan 10 kat daha fazladır ve risk yaşla birlikte artar. Çocuklar arasında ise 4 yaş altında daha sık gözlenir.<br />
<br />
Löseminin kısmen de olsa ailevi olabileceğine dair bulgular vardır; özellikle KLL gibi belirli türlerinde, bazı ailelerde yoğunlaşma gözlenmektedir. Belirli genetik hastalıklarda (Down sendromu gibi) da bazı lösemi tiplerinin daha sık gözlendiği bilinmektedir. Bununla birlikte, kesin bir genetik ve ailevi risk henüz saptanmamıştır. Myeloid lösemi olgularında, iyonize edici radyasyona ve benzene (kurşunsuz benzinde bulunur) maruziyetin hastalığın gelişmesinde etkili olduğunu gösteren çalışmalar bulunmaktadır.<br />
<br />
Belirtiler [değiştir]<br />
<br />
İlerleyici bir seyir gösteren hastalığın belirtileri, anormal (habis) hücrelerin, kan yapıcı organlarda normal hücrelerin yapımını engellemesi sonucunda ortaya çıkar. Normal alyuvarların yapımındaki azalma ile kansızlık (anemi); normal akyuvarların yapımındaki azalma neticesinde enfeksiyona yatkınlık, mikrobik hastalıklar ve ateş; kan pıhtılaşmasında rol alan kan pulcuklarının (trombositler) yapımındaki azalma ile çeşitli kanamalar (burun kanaması, diş eti kanamaları, cilt altı kanaması gibi) meydana gelir. Ciltte sık sık çürükler meydana gelir veya kesik oluştuğunda kanama güçlükle durdurulur.<br />
<br />
Ayrıca, hastalığın diğer bazı bulguları da habis hücrelerin bazı organları işgal etmesine ve çeşitli kimyevi maddeler salgılamasına bağlanır. Bütün bu hızlı hücre yapım ve yıkımı, kilo kaybı ve terlemeye de yol açar. Hastalarda dalak genellikle büyümüştür ve lenf düğümlerinde de şişlikler tesbit edilir. Karında şişkinlik hissi vardır.<br />
<br />
Erken döneme ait belirtiler genelde gözden kaçmaktadır, çünkü bu dönemdeki şikayetler nezle veya diğer sık gözlenen hastalık şikayetlerine benzer.Halsizlik, kemik ve eklemlerde ağrılar, baş ağrıları, deride kızarıklıklar, saç dökülmesi gibi.<br />
<br />
Tanı [değiştir]<br />
<br />
Öncelikle hastanın şikayetlerinden ve muayene bulgularından şüphelenilmesi gerekir; ve kan testleri ile tanı netleştirilebilir. Daha sonra kemik iliği biyopsisi, özel kan testleri ve genetik testler yapılabilir.<br />
<br />
Genel olarak, kronik lösemi, akut lösemiden daha yavaş ilerler. KML hastaları tipik olarak 3-5 yıl boyunca normaldirler daha sonra AML benzeri bir tablo meydana gelir.<br />
<br />
Şu an için lösemiden korunmanın kesin bir yöntemi bilinmemektedir. Ancak ileriki yıllarda genetik testler, lösemi gelişme riski yüksek kişileri belirlemede kullanılabilir. O döneme kadar lösemi hastalarının birinci derece akrabaları düzenli oalrak doktorlarına muayene olmalı ve kan testi yaptırmalıdırlar.<br />
<br />
Tedavi [değiştir]<br />
<br />
Hastalığın tedavisinde, son yıllarda oldukça önemli adımlar atılmışsa da sebepler bilinemediği için sebebe yönelik tedavi yapılamamaktadır. Günümüzde tatbik edilen tedavilerin temel amacı, habis hücreleri ortadan kaldırmaktır. Tedavi şemaları hastalığın tiplerine ve safhalarına göre değişiklik gösterir. Radyasyon (şua) tedavisi; çeşitli kanser ilaçlarının tatbiki; bağışıklama (veya bağışıklık sistemini güçlendirme) tedavisi (immünoterapi), kemik iliği nakli başlıca tedavi şekilleridir. Kemik iliği nakli, kriz (atak) atlatıldığı zamanda kişinin kendi hücrelerinin (ototransplantasyon) veya uygun bir vericinin hücrelerinin (allotransplantasyon) verilmesi ile olabilmektedir. Bu tedavi şekillerine ek olarak birçok yeni metod deneme safhasında olup, müsbet neticeler vermektedir. Hastaların kaybedilmelerinin en önemli sebepleri, aşırı zayıflık, mikrobik hastalıklar, kanama ve işgale bağlı organ yetmezlikleridir.<br />
<br />
Tatbik edilen tedavilerle hastalık krizi (atağı) atlatılabilmektedir. Ancak bazan kısa bazan da yıllarca süren aralardan sonra hastalık yeniden ortaya çıkabilmektedir.<br />
<br />
    * Akut Lösemiler<br />
<br />
Akut lösemilerde evreleme yapılmaz (kanserin ne kadar yayıldığına bakılmaz), ve tedavi hastalığın yaygınlığına göre değişmez. Akut lösemilerin tedavisinde hastanın durumu ve yeni tanı konup konmadığına dikakt edilir.<br />
<br />
ALL de tedavi genelde fazlar halinde uygulanır ancak tüm fazlar tüm hastalara uygulanmaz:<br />
<br />
Faz 1: başlangıç tedavisi; hastayı remisyon dönemine sokabilmek amacı ile hastanede ilaç uygulanır.<br />
<br />
Faz 2: konsolidasyon dönemi; faz 1 deki ilaçlara devam edilir, ancak hastalar hastanede kalmazlar.<br />
<br />
Faz 3: profilaksi (koruyucu) dönemi; farklı ilaçlar kullanılır ve radyasyon tedavisi de uygulanabilir. Löseminin beyin ve santral sinir sistemine yayılması önlenmeye çalışılır.<br />
<br />
Faz 4: lösemi tedavi edildikten sonra, hasta düzenli olarak kontrole çağırılır ve gerekli testler yapılır.<br />
<br />
Tekrar eden lösemi: bazı hastalarda tedaviden sonra lösemi tekrar ortaya çıkabilir. Bu hastalara daha yüksek dozlarda ve farklı grup ilaçlarla tedavi verilir. İlaç tedavisinden sonra 4-5 yıl hastanın hastalıksız dönemde kalması gerekir. bazı hastalarda allojenik kemik iliği nakli yapılabilir.<br />
<br />
AML tedavisi genelde AML nin tipine, hastanın yaşına ve genel sağlık durumuna göre yapılır. Genellikle hastaları remisyon (hastalıksız) dönemine sokmak için tedavi uygulanır.<br />
<br />
    * Kronik Lösemiler<br />
<br />
KLL; tanı konduktan hemen sonra kanserin yaygınlığı saptanmalıdır. KLL nin dört dönemi vardır:<br />
<br />
Dönem 0: kanda çok sayıda lenfosit vardır. Genel olarak, başka her hangi bir lösemi bulgusu yoktur.<br />
<br />
Dönem 1: Lenf düğümlerinde şişlik<br />
<br />
Dönem 2: Lenf düğümlerinde, karaciğer ve dalakta büyüme ve şişlik<br />
<br />
Dönem 3: Anemi (kansızlık) gelişmiştir<br />
<br />
Dönem 4: trombositler (pıhtılaşmayı sağlayan hücreler) çok azalmıştır. lenf düğümleri, dalak ve karaciğer büyümüş olabilir, kansızlık bulunabilir.<br />
<br />
KLL tedavisi, hastalığın dönemine, hastanın yaşına ve genel sağlık durumuna göre değişir. Dönem-0 da tedavi gerekmeyebilir ve hasta düzenli olarak kontrol edilir. Dönem-1 ve 2 de ilaç tedavisi farklı şekilllerde uygulanabilir. Belirli hastalar kemik iliği nakli ile tedavi edilirler.<br />
<br />
KML için, kemik iliği nakli en yaygın tedividir. Belirli ilaçlar da tedavide kullanılır.<br />
<br />
Tüm lösemiler için ortalama 5 yıllık hayatta kalma oranı %42 dir, ancak tiplerine göre farlılık gösterir:<br />
<br />
ALL &#8212; genel olarak ALL li çocukların %90 ı tamamen iyileşir ve tüm yaşlar için 5 yıllık hayatta kalma oranı %80 dir. Yetişkinlerde durum daha kötüdür, 5 yıllık yaşam oranı %25-35 dir.<br />
<br />
AML &#8212; uygun tedavi ile AML hastalarının %70-75 inde iyileşme beklenir. İyileşen hastaların bir kısmında hastalık tekrarlayabilir ve bu durum genel tedavi oranını %40-60 a düşürür.<br />
<br />
KLL &#8212; KLL hastaları için ortalama yaşam süresi 9 yıldır, ancak bu sürenin 35 yıl olduğu hastalar vardır. Dönem 1 ve 2 deki hastaların yaklaşık %70 inde iyileşme dönemleri sağlanabilir.<br />
<br />
KML &#8212; ortalama sağkalım süresi hastaların yaşına, hastalığın yaygınlığına ve tedaviye göre değişir. 40 yaşın altında, hafif şikayetleri olan hastaların 3 yıl aşama oranları kemik iliği naklinden sonra %50-60 civarındadır. Bununla birlikte, kemik iliği nakli yapılmayan hastaların sadece %15-25 inde 5 yıldan fazla yaşam mümkün olmaktadır. Az sayıdaki hastanın 20 yıl civarında yaşadığı bildirilmiştir.<br />
Kaynak:wikipedi<br />
<br />
Arkadaşlar böyle bir bilgi vermeyi düşündüm.Aslında 2 gerekçesi var benim için;benim amcam ve eniştem kan kanserinden vefat ettiler.İçimden 2 ayrı parça kopmuştu.Bu 1. sebepti.2. sebep ise bu lanet hastalık hakkında bilgiyi yayıp herkesin duyarlı olmasına uğraşmamdır.İnşallah başarabiliyorumdur.<br />
<br />
Saygılar.</div>

]]></content:encoded>
			<dc:creator>rapstar*seen</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.akvaryumforum.com/forum/blog.php?b=93</guid>
		</item>
		<item>
			<title>ANEMİ (kansızlık)</title>
			<link>http://www.akvaryumforum.com/forum/blog.php?b=92</link>
			<pubDate>Mon, 30 Jun 2008 11:48:19 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[2 &#8212; ANEMİ (kansızlık):  
 
Deri, dudaklar, göz kapakları solukdur. Çarpıntı, baş dönmesi, soluk alma, ağrılar, mi&#8217;de ağrısı olur. Kanda al yuvarlar azalır. Ak yuvarlar sayısı değişmez. Kan zâyı&#8217; etmek, havasızlık, ışık azlığı, hareketsizlik ve ba&#8217;zı hastalıklar sebeb olur. 
 
İştihâ azdır....]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>2 &#8212; ANEMİ (kansızlık): <br />
<br />
Deri, dudaklar, göz kapakları solukdur. Çarpıntı, baş dönmesi, soluk alma, ağrılar, mi&#8217;de ağrısı olur. Kanda al yuvarlar azalır. Ak yuvarlar sayısı değişmez. Kan zâyı&#8217; etmek, havasızlık, ışık azlığı, hareketsizlik ve ba&#8217;zı hastalıklar sebeb olur.<br />
<br />
İştihâ azdır. Sevdikleri yemeği vermelidir. Bıkdırasıya et yidirmek doğru değildir. Sebzeli yemekler, etden dahâ fâidelidir. Çünki mi&#8217;deyi bozmaz.<br />
<br />
Eti çeşidli şekllerde vermelidir. Beyin çok iyidir. Çünki, beyinde çelik vardır. Kan yapar. Kemik suyu ve iliği vermelidir. Kan yapmasını kolaylaşdırır. Sığır eti suyu, yumurta sarısı çok vermelidir. Karaciğer ve dalak ızgara kebabı çok yimelidir. Bu ikisi kan yapar. Sebze eksik etmemelidir. Tere, ıspanak, yeşil lahna, hindibâ, maydanoz, kuru meyveler, tavşan eti, tavuk katısı, yumurta sarısı, kuşkonmaz, bezelye, patates, fasulye, havuç ve mercimekde de çelik vardır. Çok fâidelidirler. Her meyveyi yimelidir. Et yiyemiyenleri zorlamamalıdır. Eti sebze, hamur işi ile vermelidir. Demiri, iodu bol şeyler, meselâ mersin balığı, orkinos [istavrit azması], hamsi, yılan balığı yimeli, tâze balık yağı içmelidir. Mi&#8217;de ve karaciğer hülâsaları, folik asid ve B12 vitamini almak lâzımdır. (Minadeks) adındaki kuvvet şurubu da çok fâidelidir.</div>

]]></content:encoded>
			<dc:creator>Endoplazmicreticulum</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.akvaryumforum.com/forum/blog.php?b=92</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Saç Dökülmesi</title>
			<link>http://www.akvaryumforum.com/forum/blog.php?b=91</link>
			<pubDate>Mon, 30 Jun 2008 11:46:25 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[SAÇ DÖKÜLMESİ:  
 
(Alopecie) denilen saç dökülmesinin çeşidli sebebleri vardır. Bulaşıcı hastalıkdan, ba&#8217;zı ilâclardan, hâmilelik veyâ thyroid salgısının az olmasından ve rûhî bozuklukdan dolayı saç dökülmesi az değildir. Seborrhé [Seborre] denilen yağlı, kepekli saçların dökülmesi de çokdur....]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>SAÇ DÖKÜLMESİ: <br />
<br />
(Alopecie) denilen saç dökülmesinin çeşidli sebebleri vardır. Bulaşıcı hastalıkdan, ba&#8217;zı ilâclardan, hâmilelik veyâ thyroid salgısının az olmasından ve rûhî bozuklukdan dolayı saç dökülmesi az değildir. Seborrhé [Seborre] denilen yağlı, kepekli saçların dökülmesi de çokdur. Bunların ayrı ayrı tedâvîleri vardır. Müşterek, umûmî bir tedâvî yokdur. Saç dökülmesine karşı, başı esmer sabun, ya&#8217;nî yumuşak potas sabunu ile yıkamalıdır. Süleymâniyye kütübhânesi, (Lâleli) kısmında, [3735] sayılı kitâbda diyor ki, (Saçı dökülen kimse, sabâh-akşam başına menekşe yağı sürse, saçı dökülmez ve yenisi gelir. Menekşe veyâ başka çiçeğin yağını yapmak için, fransızca (Dorvault)da diyor ki, yüz gram saf, ya&#8217;nî asidsiz zeytinyağı, yirmibeş gram çiçek ile karışdırılır. El ile yoğrulur. Yâhud havanda ezilir. Şişeye koyup ağzı kapanır. Ara sıra çalkalıyarak üç gün güneşde tutulur. Sonra, sıkarak yağı süzülür. Posa sıkılıp yağ iyice alınır. Posa atılır. Bu yağa tekrâr yirmibeş gram çiçek konup, yine üç gün güneşde tutulur. Böylece üç kerre yapılır. On günde kuvvetli çiçek yağı elde edilmiş olur. Yâhud, yüz gram yağa iki gram menekşe esansından koyup çalkalanır. Bunun gibi yapılan lavanta çiçeği yağı ile, baş ovulmasını, doktor Heraud, fransızca (Tıbbî nebâtlar) kitâbında yazmakdadır.<br />
<br />
Sinâmeki yaprağı kaynatıp içmek veyâ tozunu yutmak saçı çoğaltır. Hatmi çiçeğini kaynatıp, hamâmda, o su ile saçı yıkasalar, kıl diplerini kuvvetlendirir ve dökülmesini önler. Havuç yaprağı da böyledir). (Gâyet-ül-itkân)da diyor ki, (Saç dökülmesi, kan bozukluğundan ise, kan aldırmalı ve müshil ilâclar vermelidir. Za&#8217;fiyyet var ise, kuvvetli gıdâ yimelidir. Mersin yaprağı yağı, sakız yağı veyâ lâdün ağacı [cistüs] yağı sürmelidir. İvadne, baldırı kara, gül, biberiye, sarız ağacı yaprakları kaynatılıp, bu su ile kıl biten yerleri yıkamalıdır. Kaysum, ya&#8217;nî kara pelin [Aurone] ve kamışkökü, labada, asaron, ya&#8217;nî çoban düdüğü, arı ve kirpi külü, fare tersi ve ayı yağı da kaynatıp sürmek veyâ yıkamak, saç dökülmesini önlemekdedir).</div>

]]></content:encoded>
			<dc:creator>Endoplazmicreticulum</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.akvaryumforum.com/forum/blog.php?b=91</guid>
		</item>
		<item>
			<title>İz Bırakanlar</title>
			<link>http://www.akvaryumforum.com/forum/blog.php?b=90</link>
			<pubDate>Fri, 27 Jun 2008 22:06:38 GMT</pubDate>
			<description>Image: http://img510.imageshack.us/img510/2095/dvddisney155vcdio1my0iw0.jpg  
  
Sürükleyici ve her an her herşeyin değiştiği bir film istiyorsanız vazgeçilmezlerin başında Büyük hazine gelir. 
  
Image: http://img247.imageshack.us/img247/5831/castawayin0.jpg  
  
Zaman sizin için ne kadar önemli....</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><a href="http://img510.imageshack.us/img510/2095/dvddisney155vcdio1my0iw0.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://img510.imageshack.us/img510/2095/dvddisney155vcdio1my0iw0.jpg" border="0" alt="" style="max-width: 430px;" /></a><br />
 <br />
Sürükleyici ve her an her herşeyin değiştiği bir film istiyorsanız vazgeçilmezlerin başında Büyük hazine gelir.<br />
 <br />
<a href="http://img247.imageshack.us/img247/5831/castawayin0.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://img247.imageshack.us/img247/5831/castawayin0.jpg" border="0" alt="" style="max-width: 430px;" /></a><br />
 <br />
Zaman sizin için ne kadar önemli. Peki artık dakikaların hatta yılların önemi kalmazsa. Günlük aktiviteleriniz arasında acaba neyin kıymetini bilmiyorsunuz. Cevabı Tom Hanks in Issız Adasında saklı.<br />
 <br />
 <br />
<a href="http://img510.imageshack.us/img510/9056/windtalkersbx0.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://img510.imageshack.us/img510/9056/windtalkersbx0.jpg" border="0" alt="" style="max-width: 430px;" /></a><br />
 <br />
Zamanı gelince öldüreceğiniz adam dostunuz olursa. Savaş-Pisikojoji film lerin başında Rüzgarla Konuşanlar gelir.<br />
 <br />
<a href="http://img403.imageshack.us/img403/2600/1142241118rp3.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://img403.imageshack.us/img403/2600/1142241118rp3.jpg" border="0" alt="" style="max-width: 430px;" /></a><br />
 <br />
Ne kadar aykırısınız.?  Peki bu aykırılığınızda kişiliğinize aykırı bir ortamda yaşamaya zorunlu olursanız ne olur?<br />
Cevabı tabiki Yırtık Rahibe 1 ve 2 de.<br />
<a href="http://img510.imageshack.us/img510/709/nottinghillultimatedvdax0.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://img510.imageshack.us/img510/709/nottinghillultimatedvdax0.jpg" border="0" alt="" style="max-width: 430px;" /></a><br />
 <br />
Bir aykırılık örneği daha. Ama bu sefer zıt hayatlar birbirinin çekiminde kalacak.<br />
 <br />
<a href="http://img510.imageshack.us/img510/8250/dvdcolsony164vcdjt5.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://img510.imageshack.us/img510/8250/dvdcolsony164vcdjt5.jpg" border="0" alt="" style="max-width: 430px;" /></a><br />
 <br />
İyi bir çöpçatan olabilirsiniz. Peki ya sıra kendinize geldiğinde ve bulduğunuz eş çetin cevizse ne yaparsınız?<br />
 <br />
<a href="http://img247.imageshack.us/img247/9942/32141tf2.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://img247.imageshack.us/img247/9942/32141tf2.jpg" border="0" alt="" style="max-width: 430px;" /></a><br />
 <br />
O  artık bir klasik.  Bu sefer yaşamak için öldürmek değil sabretmek zorundasınız. <br />
 <br />
 <br />
 <br />
<a href="http://img403.imageshack.us/img403/5933/raypx8.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://img403.imageshack.us/img403/5933/raypx8.jpg" border="0" alt="" style="max-width: 430px;" /></a><br />
 <br />
Tüm engelleri aşmanın öyküsü. Tabi tüm engelleri aşarken kendi ruhunuzu da aşmak zorundasınız.</div>

]]></content:encoded>
			<dc:creator>Ozan Bilgisun</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.akvaryumforum.com/forum/blog.php?b=90</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Video Blog Deneme</title>
			<link>http://www.akvaryumforum.com/forum/blog.php?b=89</link>
			<pubDate>Fri, 25 Apr 2008 23:41:41 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[[media]http://www.akvaryumforum.com/forum/vbarticles/video/Ak-FoTanıtım.flv[/media]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>[media]http://www.akvaryumforum.com/forum/vbarticles/video/Ak-FoTanıtım.flv[/media]</div>

]]></content:encoded>
			<dc:creator>BugraGENC</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.akvaryumforum.com/forum/blog.php?b=89</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Mahşer-i Cümbüş</title>
			<link>http://www.akvaryumforum.com/forum/blog.php?b=88</link>
			<pubDate>Thu, 28 Feb 2008 22:15:53 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[---Quote--- 
Mahşer-i Cümbüş kurulduğu günden bu yana Ankara ve İstanbul başta olmak üzere bir çok ilde gösteriler sergiledi ve festivallere katıldı. Türkiye&#8217;de Modern Doğaçlama Tiyatro'nun öncüsü olan Mahşer-i Cümbüş, Doğaçlama Tiyatronun gösteri biçimlerinden biri olan &#8220; Tiyatro Sporu &#8221; nu...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div style="margin:20px; margin-top:5px; ">
	<div class="smallfont" style="margin-bottom:2px">Alıntı:</div>
	<table cellpadding="6" cellspacing="0" border="0" width="100%">
	<tr>
		<td class="alt2" style="border:1px inset">
			
				Mahşer-i Cümbüş kurulduğu günden bu yana Ankara ve İstanbul başta olmak üzere bir çok ilde gösteriler sergiledi ve festivallere katıldı. Türkiye&#8217;de Modern Doğaçlama Tiyatro'nun öncüsü olan Mahşer-i Cümbüş, Doğaçlama Tiyatronun gösteri biçimlerinden biri olan &#8220; Tiyatro Sporu &#8221; nu Türkiye&#8217;de ilk defa seyirci ile buluşturdu. Ekip bugüne kadar 350' nin üzerinde &#8220;Tiyatro Sporu&#8221; , 150' nin üzerinde &quot;Beyin Fırtınası&quot; gösterisi yapdı. 12 Uluslararası Tiyatro Festivalinde Türkiye'yi temsil etti.<br />
Kuruluşunun 5. Yılında kendi sahnesi &quot; Mahşer-i Cümbüş Hayalhanesi &quot; ni açtı.
			
		</td>
	</tr>
	</table>
</div><br />
<a href="http://www.mahsericumbus.com" target="_blank"><a href="http://img129.imageshack.us/img129/4306/mcnk5ri7.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://img129.imageshack.us/img129/4306/mcnk5ri7.jpg" border="0" alt="" style="max-width: 430px;" /></a></a><br />
<br />
Eğer gerçekten gülmek istiyorsanız mutlaka izlemeniz gereken bir grup. Herşey doğaçlama. Onları izlemenin en kolay yolu Fox TV de yayınlanan Anında Görüntü Show. Anında Görüntü Show her Perşembe ve Cumartesi 00:00 civarında ekrana geliyor. Genelde zamanı tam olarak kestirilemesede ben 23:00 da kanalı takiba başlıyorum ki en ufak ayrıntıyı kaçırmayayım. Ama imkanınız varsa mutlaka onları tiyatroda da izleyin. İzleyen arkadaşlarımdan biliyorum gülmekten ölebilme ihtimaliniz bile varmış. :D<br />
<br />
Bu arada Mahşer-i Cümbüş ve oyunları hakkında daha detaylı bilgi almak için <a href="http://www.mahsericumbus.com" target="_blank">www.mahsericumbus.com</a> veya <a href="http://www.tiyatrosporu.com" target="_blank">www.tiyatrosporu.com</a> adreslerini ziyaret edin.</div>

]]></content:encoded>
			<dc:creator>Tyke</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.akvaryumforum.com/forum/blog.php?b=88</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Cep telefonlarında 15 yılda ne değişti?</title>
			<link>http://www.akvaryumforum.com/forum/blog.php?b=86</link>
			<pubDate>Tue, 19 Feb 2008 09:31:19 GMT</pubDate>
			<description>Piyasaya çıktığında sadece konuşulabiliyordu. Şimdi kimlik kadar vazgeçilmez hale geldi; fotoğraf makinesi, video kamera, müzikçalar, internet, pusula, kredi kartı, kimlik ve imza yerine geçiyor. 
 
Fotoğraf makinesi, video kamera, müzik ve radyo dinleme, uzaktan kumanda ile navigasyon gibi...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Piyasaya çıktığında sadece konuşulabiliyordu. Şimdi kimlik kadar vazgeçilmez hale geldi; fotoğraf makinesi, video kamera, müzikçalar, internet, pusula, kredi kartı, kimlik ve imza yerine geçiyor.<br />
<br />
Fotoğraf makinesi, video kamera, müzik ve radyo dinleme, uzaktan kumanda ile navigasyon gibi işlevlere sahip cep telefonları, onlarca ihtiyacı tek cihazla karşılamayı sağlarken, kredi kartı, bankacılık, internet erişimi, oto ve ev-iş yeri güvenliği gibi pek çok alanda da kullanılıyor.<br />
<br />
Mobil İletişim Sistemleri ve Araçları İşadamları Derneği (MOBİSAD) yönetim kurulu üyesi Caner Özgül, 10-15 yıl önce kullanılmaya başlanan cep telefonlarının, sundukları özelliklerle yaşamın her alanına girdiğini ve gittikçe vazgeçilmez hale geldiğini kaydetti.<br />
<br />
Özgül, cep telefonlarının, 30 yıl önce ancak bilim-kurgu filmlerinde görülebilen, kişilerin iletişimini sağlaması işlevinin yanında, geçmişte her biri ayrı cihazlarla yapılan, fotoğraf ve video çekme, müzik çalma, radyo dinleme, navigasyonla yön bulma, elektronik aletleri uzaktan kumanda etme, otomobil ve ev alarm sistemini yönetme gibi işlevleri tek başına sağlayabildiğini söyledi.<br />
<br />
Cep telefonlarının özellikle kredi kartı kullanımı ve internet bankacılığı işlemlerinde yeni imkanlar sunduğunu ve güvenilirliğin artırılmasını sağladığını kaydeden Özgül, şöyle devam etti:<br />
<br />
&#8220;Kredi kartıyla yapılan alışverişler, yeni bir sistem olan &#8216;mobil ödeme&#8217; ile gerçekleştirilebiliyor. Bu sistemle, mobil ödeme şifresi kullanılarak cep telefonundan kısa mesaj aracılığıyla ödeme yapılıyor ve ödeme kredi kartından düşülüyor. Ayrıca, internet bankacılığında güvenirliğin artırılması amacıyla &#8216;mobil onay&#8217; kullanılıyor. Para transferi gibi işlemler öncesi, bankaya daha önce bildirilen cep telefonu numarasına işlemin onaylanması için kısa mesajla bir kod gönderiliyor. Banka, bu kod girildiğinde işlemi gerçekleştiriyor. Böylece bir dolandırıcı hesabınızdan para çalmak istese bile cep telefonunuza gelen kodu bilemeyeceği için yapamıyor.&#8221;<br />
<br />
GELECEKTE İŞLEVİ ARTACAK<br />
<br />
Özgül, gelecekte cep telefonlarının daha yeni işlevler kazanacağını vurgulayarak, &#8220;Bir cüzdanda bulunan, para, kredi kartı ve kimlik yerine, cep telefonunu almak yeterli olacak&#8221; dedi.<br />
<br />
Gelecekte &#8220;mobil imza&#8221;nın hayatı büyük ölçüde kolaylaştıracağını ifade eden Özgül, şöyle devam etti:<br />
<br />
&#8220;Islak imza yerine belgelerin elektronik ortamda imzalanmasına yönelik geliştirilen &#8216;elektronik imza&#8217;, yerini daha kullanışlı olan mobil imzaya bırakmaya başlıyor. Böylece kimliğiniz yanınızda olmasa bile cep telefonu aracılığıyla kimliğinizi ispatlayabiliyorsunuz. Aynı sistemle e-devlet işlemleri ve başvurular çok kısa sürede ya da bizzat gitmeden gerçekleşebilecek.&#8221;<br />
<br />
3G olarak adlandırılan, üçüncü nesil hizmetler sayesinde ise internet kullanımının cep telefonlarının ayrılmaz bir parçası haline geleceğini anlatan Özgül, &#8220;Gittikçe bilgisayarların işlevlerini kazanan cep telefonları sayesinde, şu an bilgisayarda internet aracılığıyla yapılan her şey cepten yapılır hale gelecek. Ayrıca, televizyon izleme gibi yeni imkanlar da ortaya çıkacak&#8221; diye konuştu.<br />
(NTVMSNBC)</div>

]]></content:encoded>
			<dc:creator>rapstar*seen</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.akvaryumforum.com/forum/blog.php?b=86</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Köpek balıkları yüzgeç çorbası yüzünden yok oluyor!</title>
			<link>http://www.akvaryumforum.com/forum/blog.php?b=85</link>
			<pubDate>Tue, 19 Feb 2008 09:29:48 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[çorbasına talep artışından dolayı, her yıl rekor düzeyde köpekbalığı öldürülüyor. Verilere göre, 1970&#8217;lerden bu yana bazı köpekbalığı türlerinde yüzde 95&#8217;ten fazla azalma görüldü. 
 
Çekiç başlı köpekbalıkları, Çinlilerin yüzgeçlere olan merakı yüzünden tehdit altında... 
 
Uzmanlara göre,...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>çorbasına talep artışından dolayı, her yıl rekor düzeyde köpekbalığı öldürülüyor. Verilere göre, 1970&#8217;lerden bu yana bazı köpekbalığı türlerinde yüzde 95&#8217;ten fazla azalma görüldü.<br />
<br />
Çekiç başlı köpekbalıkları, Çinlilerin yüzgeçlere olan merakı yüzünden tehdit altında...<br />
<br />
Uzmanlara göre, yüzgeçleri, cinsel gücü arttırdığı söylentisiyle, Çin restoranlarındaki çorbalarda kullanılmak üzere her yıl tonlarca köpekbalığı avlanıyor.<br />
<br />
Araştırmacılara göre, en büyük tehlike altındaki türler mavi ve ipeksi köpekbalıklarıyla çekiç kafalı köpekbalığı.<br />
<br />
Karasularının en bilinen yırtıcı hayvanlarından olan bu köpekbalıklarının nüfusu son kırk yıl içinde öylesine azaldı ki, ilk kez bu yıl tehdit altındaki türler listesine dahil edildiler.<br />
<br />
Yavaş büyüyen, geç olgunlaşan ve çok doğurgan olmayan köpekbalıkları, aşırı avlanma yüzünden okyanusun en çok tehdit altında olan hayvanları.<br />
<br />
Çekiçbaşlı köpekbalıklarının yanısıra, sekiz diğer türün de nesli tükenme riskiyle karşı karşıya olan hayvanlar listesine girmesi bekleniyor.<br />
(NTVMSNBC)</div>

]]></content:encoded>
			<dc:creator>rapstar*seen</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.akvaryumforum.com/forum/blog.php?b=85</guid>
		</item>
		<item>
			<title>İlginç bilgiler 2.</title>
			<link>http://www.akvaryumforum.com/forum/blog.php?b=84</link>
			<pubDate>Thu, 14 Feb 2008 13:47:31 GMT</pubDate>
			<description>1-Bir erkek hayatının ortalama 3350 saatini traş olmak için harcar. 
2-Bir hamamböceği kafası koptuktan sonra açlıktan ölmeden 9 gün yaşayabilir. 
3-Bir insan yaşamı boyunca iki yüzme havuzunu dolduracak kadar tükürük salgılar. 
4-Bir karınca kendi ağırlığının 50 katı ağırlığı kaldırabilir. 
5-Bir...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>1-Bir erkek hayatının ortalama 3350 saatini traş olmak için harcar.<br />
2-Bir hamamböceği kafası koptuktan sonra açlıktan ölmeden 9 gün yaşayabilir.<br />
3-Bir insan yaşamı boyunca iki yüzme havuzunu dolduracak kadar tükürük salgılar.<br />
4-Bir karınca kendi ağırlığının 50 katı ağırlığı kaldırabilir.<br />
5-Bir karıncanın koku alma yeteneği en az bir köpeğinki kadar gelişmiştir.<br />
6-Bir kilo limonda bir kilo çilekten daha fazla şeker vardır.<br />
<br />
<br />
Saygılar..</div>

]]></content:encoded>
			<dc:creator>rapstar*seen</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.akvaryumforum.com/forum/blog.php?b=84</guid>
		</item>
		<item>
			<title>İlginç bilgiler 1.</title>
			<link>http://www.akvaryumforum.com/forum/blog.php?b=83</link>
			<pubDate>Thu, 14 Feb 2008 13:43:18 GMT</pubDate>
			<description>1- Bir kromozom bir genden daha büyüktür. 
2-Bir okyanusun en derin yerinde,demir bir topun dibe çökmesi bir saatten uzun sürer. 
3-Bir timsahın gözlerinin arasındaki mesafe,ayaklarının büyüklüğüne eşittir. 
4-Birinin yüzünü hatırlamak için beynin sağ tarafını kullanırız. 
5-Buckingham sarayında...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>1- Bir kromozom bir genden daha büyüktür.<br />
2-Bir okyanusun en derin yerinde,demir bir topun dibe çökmesi bir saatten uzun sürer.<br />
3-Bir timsahın gözlerinin arasındaki mesafe,ayaklarının büyüklüğüne eşittir.<br />
4-Birinin yüzünü hatırlamak için beynin sağ tarafını kullanırız.<br />
5-Buckingham sarayında 602 oda bulunuyor.<br />
6-Bugüne kadar kaydedilmiş en büyük dalga,1971 yılında Japonya'nın İshigaki adasında 85 m. yüksekliğine ulaşmıştır.<br />
7-Bugüne kadar bilinen en ağır böbrek taşı 1.36 kg. 'dır.<br />
Saygılar..</div>

]]></content:encoded>
			<dc:creator>rapstar*seen</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.akvaryumforum.com/forum/blog.php?b=83</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Hangi tür ile bu hobiye başlangıç yapabilirim?</title>
			<link>http://www.akvaryumforum.com/forum/blog.php?b=82</link>
			<pubDate>Fri, 01 Feb 2008 14:32:18 GMT</pubDate>
			<description>Akvaryum dünyasına giriş yapan hobiciler genelde ilk besledikleri balık türlerini seçerken Japon balıkları ve canlı doğuranlara yönelirler.Acaba bu seçim ne kadar  doğru ne kadar yanlış? 
 
Seçim yapmadan önce belirli kriterler vardır.Bunlara bir göz atalım.İlk olarak alacağınız balığın yaşayacağı...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Akvaryum dünyasına giriş yapan hobiciler genelde ilk besledikleri balık türlerini seçerken Japon balıkları ve canlı doğuranlara yönelirler.Acaba bu seçim ne kadar  doğru ne kadar yanlış?<br />
<br />
Seçim yapmadan önce belirli kriterler vardır.Bunlara bir göz atalım.İlk olarak alacağınız balığın yaşayacağı şu şartlarına bakmanız gerekir.Suyun ph değeri sıcaklığı,kloru bunların değişimlerine ve uygunsuzluklarına ne kadar dayanabilir.İkinci olarak balığın karakteri gelmektedir.Balık akvaryumda huzur bırakıyor mu,saldırgan mı,dipte mi yüzer,yemlenme türü nedir? Bunun gibi kriterler.Üçüncü kriterimiz balığın akvaryumda ulaştığı boydur.Küçük,sevimli gelen balıklar birkaç ay sonra akvaryumunuza sığmayabilir.Bu yüzden hastalıklar,su kirlenmeleri,suda mikroplar orantılı olarak artar.Bu kriterlerin dışında balığın dayanıklılığı,doğadaki değişim süreçleri gelebilir.Üreme konusunu söylemiyorum çünkü yeni başlayanlar için üreme en son düşünülecek olaydır.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Gelelim yavaş yavaş türlerin özelliklerine ilk olarak canlı doğuranlarla başlayalım.Canlı doğuranlar su değerlerindeki değişikliklerde çok hassas olan türlerdir.Hastalıklara karşı dayanıksızlardır.Bu yüzden yeni başlayan hobicilere sıkıntı verebilirler.Çok kolay üretilebilirler.Ancak en ufak bir sorunda çok çabuk hastalanıp,ölebilirler.<br />
<br />
Japon balıklarına baktığımızda ise canlı doğuranlara kıyasla daha dayanıklı bir tablo görmekteyiz.Su değerlerindeki değişiklere dayanıklıdır.Hızlı büyümezler.<br />
<br />
<br />
<br />
Amerikan cichlidlerine baktığımızda.Su değerlerindeki değişimlerde problem çıkabiliyor.Çok yem seçerler.Boyları bir hayli büyür.Yeni başlayanlar için pek tavsiye edilecek bir tür değildir.<br />
<br />
Malawi cichlidleri;Onlar su şartlarına,hastalıklara tam bir terminatör gibi davranırlar.Çok dayanıklı türlerdir.Ancak boy bakımından büyük ve saldırgan türleri olduğundan sıkıntı yarabilirler.Malawi türlerini genelde 100lt altı akvaryumlarda tavsiye etmiyorum.Birde pek çok tür aynı akvaryumda bakılmasın.Alınan türlerde 1erkek 4 dişi şeklinde olursa daha iyi olur.Yeni başlayanlar için iyi bir tecrübe olacağını görüyorum.<br />
<br />
<br />
<br />
Tanganyika cichlidleri;Su değişiklerine hassastırlar.Ulaştığı boy ve fiyatlarıyla yeni başlayan hobicileri cezbetmeyecektir.Bunun dışında iri boylara ulaştığı için saldırganlıklarda bununla orantılı artar.Malawilere nazaran bunun pek yeni başlayanlar için uygun bir seçim olabileceğini düşünmüyorum.<br />
<br />
Akvaryumunuzdaki sorunların geneli balık seçimindeki yapılan hatalara dayanıyor.Sizlere bu makalemizde birazda olsa yol göstermeye çalıştık.Bunların dışında ekleyeceğimiz bir bilgi olarak da akvaryumcunuzu dikkatli seçmenizdir.Her kötü şartları göz önüne alarak karantina bir akvaryumda yedekte tutmanızı öneriyoruz.<br />
<br />
Yazan: Özden Özkan Kaynak: Tecrübeler<br />
<br />
Saygılar..</div>

]]></content:encoded>
			<dc:creator>rapstar*seen</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.akvaryumforum.com/forum/blog.php?b=82</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Tanganyika cichlidlerinin üreme de farklılık gösteren davranıuşları.</title>
			<link>http://www.akvaryumforum.com/forum/blog.php?b=81</link>
			<pubDate>Fri, 01 Feb 2008 14:27:58 GMT</pubDate>
			<description>Tanganyika cichlidlerinin üremeleri cinslere göre farklılık gösterir. 
 
 a) Yalnızca dişi balık tarafından ağızda kuluçka yapanlar, 
 
 b) Düz yumurta dökerek, dişi ve erkek balığın yavru bakımı, 
 
 c) Koloni teşkil ederek aile fertlerinin beraberce yavru bakımı olan cinsler, 
 
 d) Yavrularını...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Tanganyika cichlidlerinin üremeleri cinslere göre farklılık gösterir.<br />
<br />
 a) Yalnızca dişi balık tarafından ağızda kuluçka yapanlar,<br />
<br />
 b) Düz yumurta dökerek, dişi ve erkek balığın yavru bakımı,<br />
<br />
 c) Koloni teşkil ederek aile fertlerinin beraberce yavru bakımı olan cinsler,<br />
<br />
 d) Yavrularını boş salyangoz kabuklarının içinde saklayarak büyüten türler,<br />
<br />
 e) Dişi balığın 12 gün ağızda kuluçka yaptıktan sonra erkek balıkla yavrularının yarısını paylaşarak yavru bakımı yapan türler.<br />
<br />
          Akvaryumdaki balıklar için pH değeri çok önemlidir. Bazı müstesna türler dışında birçok balık için pH 7 (nötr) olmalıdır. pH dengesinin bozulması bitki metabolizmasının oksijen durumunu, hatta biyolojik filtreleri de etkiler. Suya dökülen birçok mineral asitleri, organik asitler veya mineral tuzlar suyun asitleşmesine doğal olarak katkıda bulunur. Sudaki kirlilik, endüstriyel atıklarda ulunan metalik iyonlar pH değerini düşürür. Böyle durumlara alışık olmayan balıklar da çok hızlı hareketler ve soluk almalar görülür. Bazı balıklar sudan atlayarak ölürler. Kana oksijen taşıyan hemoglobin, pHın aşırı düşmesinden dolayı, balığım solungaç yarıklarındaki ve derisindeki mukozu arttırır. Bu sayede balık bakteriyel enfeksiyonlara çok daha çabuk ve kolay yakalanır.<br />
<br />
 <br />
<br />
Kaynak:  Dark Water</div>

]]></content:encoded>
			<dc:creator>rapstar*seen</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.akvaryumforum.com/forum/blog.php?b=81</guid>
		</item>
		<item>
			<title>H A Y I R !</title>
			<link>http://www.akvaryumforum.com/forum/blog.php?b=80</link>
			<pubDate>Mon, 28 Jan 2008 11:07:39 GMT</pubDate>
			<description>Image: http://img70.imageshack.us/img70/5565/avataroj7.jpg  (http://imageshack.us) 
Saygılar...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><a href="http://imageshack.us" target="_blank"><a href="http://img70.imageshack.us/img70/5565/avataroj7.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://img70.imageshack.us/img70/5565/avataroj7.jpg" border="0" alt="" style="max-width: 430px;" /></a></a><br />
Saygılar...</div>

]]></content:encoded>
			<dc:creator>1759</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.akvaryumforum.com/forum/blog.php?b=80</guid>
		</item>
		<item>
			<title>En Beğendiğim Fotoğraflarım</title>
			<link>http://www.akvaryumforum.com/forum/blog.php?b=79</link>
			<pubDate>Sun, 20 Jan 2008 22:31:24 GMT</pubDate>
			<description>Image: http://img83.yukle.tc/images/1574yemehucum.JPG  
 
 
 
Image: http://img89.yukle.tc/images/4277IMG_0123.jpg  
 
Image: http://img89.yukle.tc/images/8639IMG_0124.jpg</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><a href="http://img83.yukle.tc/images/1574yemehucum.JPG" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://img83.yukle.tc/images/1574yemehucum.JPG" border="0" alt="" style="max-width: 430px;" /></a><br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://img89.yukle.tc/images/4277IMG_0123.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://img89.yukle.tc/images/4277IMG_0123.jpg" border="0" alt="" style="max-width: 430px;" /></a><br />
<br />
<a href="http://img89.yukle.tc/images/8639IMG_0124.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://img89.yukle.tc/images/8639IMG_0124.jpg" border="0" alt="" style="max-width: 430px;" /></a></div>

]]></content:encoded>
			<dc:creator>Onur G. HİTİT</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.akvaryumforum.com/forum/blog.php?b=79</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Kola içtiğimizde vücüdumuzda neler olur?</title>
			<link>http://www.akvaryumforum.com/forum/blog.php?b=77</link>
			<pubDate>Fri, 18 Jan 2008 11:04:24 GMT</pubDate>
			<description>İlk 10 dakika: 10 çay kaşığı şeker almış vücudunuza girer (Günlük almanız gereken şeker miktarının tamamı kadar). Fosforik asit tat alma duyunuzu keser ve aşırı şeker yüklemesinden dolayı kusmanızı engeller. 
 
20 dakika: Kan şekerinizde ani bir yükselme olur, yüksek miktarda insülin patlamasına...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>İlk 10 dakika: 10 çay kaşığı şeker almış vücudunuza girer (Günlük almanız gereken şeker miktarının tamamı kadar). Fosforik asit tat alma duyunuzu keser ve aşırı şeker yüklemesinden dolayı kusmanızı engeller.<br />
<br />
20 dakika: Kan şekerinizde ani bir yükselme olur, yüksek miktarda insülin patlamasına neden olur. Karaciğeriniz vucudunuzdaki şekeri yağa çevirerek buna bir yanıt verir. Bu sadece bir kaç dakika içinde olur<br />
<br />
40 dakika: Kafein absorbsiyonu tamamlanır. Göz bebeklerniz büyür. kan basıncınız yükselir, karaciğeriniz kana daha fazla şeker pompalamaya başlar. Beyninizdeki adenozin reseptörleri rehaveti önlemek için bloke olur.<br />
<br />
45 dakika: Beyninizde dopamin salgısı artar. Bu tıpkı eroinin vücuttta yaptığı tepkimelere benzer.<br />
<br />
60 dakika: Kafeinin diüretik özellikleri baş gösterir (tuvalet ihtiyacı).Buda vücutta depolanmış kalsiyum, magnezyum ve çinkonun da beraberde dışarı atılması demek.<br />
<br />
Bir süre sonra şeker ihtiyacını tekrar duymaya başlayacaksınız, kendinizi halsiz ve bitkin hissedeceksiniz. Vucüdunuzda kola ile alığınız ütün su tekrar dışarı atıldığı için sussuzluğunuz tekrar hissedeceksiniz. Şekeri ihtiyacını takiben, kafein isteğide başlayacak (sigara da ki gibi)...(:rulet:(</div>

]]></content:encoded>
			<dc:creator>rapstar*seen</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.akvaryumforum.com/forum/blog.php?b=77</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk hakkında bilmedikleriniz.(veya bildikleriniz :))</title>
			<link>http://www.akvaryumforum.com/forum/blog.php?b=76</link>
			<pubDate>Thu, 17 Jan 2008 14:13:14 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[* Atatürk`ün dünyada `başöğretmen` sıfatlı tek lider olduğunu, 
 
* Bir geometri kitabı yazdığını. Üçgen, açı, dikdörtgen gibi ve 48 tane geometri teriminin (Türkçe) isim babasını bu yazdığı kitapla bizzat Mustafa Kemal olduğunu, 
 
* Bir röportajda "Birleşmiş Milletlere üye olmayı düşünüyor...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>* Atatürk`ün dünyada `başöğretmen` sıfatlı tek lider olduğunu,<br />
<br />
* Bir geometri kitabı yazdığını. Üçgen, açı, dikdörtgen gibi ve 48 tane geometri teriminin (Türkçe) isim babasını bu yazdığı kitapla bizzat Mustafa Kemal olduğunu,<br />
<br />
* Bir röportajda &quot;Birleşmiş Milletlere üye olmayı düşünüyor musunuz?&quot; diye sorulur,<br />
Atatürk: &quot;Şartlarımızı koyarız, kabullerine bağlı. Biz müracaat etmeyiz üye olmak için. Davet gelirse düşünürüz&quot;. BM yasasını değiştirir ve ilk davet edilen ülke biz oluruz dediğini,<br />
<br />
* Yıl 1938, General McArthur´un en zor, en problemli, en buhranlı dönemi. Birden çok sıkılır ve yanında duran yüz yirmiden fazla kişiye döner ve aynen şöyle der:<br />
&quot;Şu anda hiçbirinizi değil, büyük istidadı ile Mustafa Kemal´i görmek için neler vermezdim&quot; dediğini,<br />
<br />
* Yıl 2000, ABD Başkanı`nın milenyum mesajından bir alıntı :<br />
&quot;Bugün milenyumun hiç şüphe yoktur ki tek devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk´ tür. Çünkü o yılın değil asrın lideri olabilmeyi başarmış tek liderdir&quot; dediğini,<br />
<br />
* Yıl 1938, Ata`nın ölümünde Tahran gazetesinde yayınlanan bir şiir`den alıntı :<br />
&quot;Allah bir ülkeye yardım etmek isterse onun elinden tutmak isterse başına Mustafa Kemal gibi lider getirir&quot;<br />
<br />
* Norveççe`de `Atatürk gibi olmak` diye bir deyim olduğunu,<br />
<br />
* Kurtuluş Savaşında rütbe alan bir çok kadın askerlerimiz var.<br />
Ama dünya tarihine geçen tek bir üsteğmenimiz var; 700 erkek, 43 kadından oluşan bir müfrezenin reisliğine bizzat Atatürk tarafından atanmış Üsteğmen Kara Fatma olduğunu,<br />
<br />
* `Atatürk çiçeği`nin adını, çiçeği bulan Wanderbit Üniversitesi profesörlerinden doktor Kirk Landin`in koyduğunu ve bu çiçeğin tüm dünyada bu isimle üretilip satıldığını,<br />
<br />
* Yunan başkomutanı Trikopis`in, hiçbir zorlama ve baskı olmadan her Cumhuriyet bayramında Atina´daki Türk büyükelçiliğine giderek, Atatürk`ün resminin önüne geçtiğini ve saygı duruşunda bulunduğunu,<br />
<br />
* &quot;Minber&quot; adında bir gazete çıkarttığını ve 52 sayı yayımlanan gazetede ilk defa sansür kelimesi geçtiğini<br />
<br />
* Yıl 1996, Haiti Cumhurbaşkanı vasiyetinde mezar taşına yazılmasını istediği metni bırakmıştır. Diyor ki: &quot;Bütün ömrüm boyunca Türkiye´nin lideri Mustafa Kemal Atatürk´ü anlamış ve uygulamış olmaktan dolayı mutlu öldüm&quot; ,<br />
<br />
* Yıl 2005, Amerika´nın en ünlü ekonomistlerinden birisi olan Mr. Johns`un önerisi &quot;Türkiye ekonomiyle savaşta bir tek Atatürk´ ü örnek alsın yeter&quot; dediğini,<br />
<br />
VE ATATÜRK :<br />
<br />
&quot;Milletimi şimdiye kadar söylediğim sözlerle ve hareketlerimle aldatmamış olmakla gurur duyuyorum.&quot;<br />
<font color="Red"><u>M. Kemal ATATÜRK</u></font></div>

]]></content:encoded>
			<dc:creator>rapstar*seen</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.akvaryumforum.com/forum/blog.php?b=76</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Kediler Hakkında Bilmedikleriniz</title>
			<link>http://www.akvaryumforum.com/forum/blog.php?b=75</link>
			<pubDate>Thu, 17 Jan 2008 12:28:36 GMT</pubDate>
			<description>Arkadaşlar ben akvaryumun yanı sıra kedilerin hastasıyımdır.Ama malesef bu iki hobim birbirine zıt düşüyor.Tabiî^böyle bir şehirde özelliklede 2 çocuklu bir evde kedi beslemek çılgınlık olacağı için akvaryumu seçtim.Buyrun bunlarda şaşırtan bilgiler; 
 
Kediler yüksek tansiyon hastalarına iyi...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Arkadaşlar ben akvaryumun yanı sıra kedilerin hastasıyımdır.Ama malesef bu iki hobim birbirine zıt düşüyor.Tabiî^böyle bir şehirde özelliklede 2 çocuklu bir evde kedi beslemek çılgınlık olacağı için akvaryumu seçtim.Buyrun bunlarda şaşırtan bilgiler;<br />
<br />
Kediler yüksek tansiyon hastalarına iyi gelmekte ve kan basıncını azaltmaktadır. <br />
<br />
Kedilerin duyma yetileri köpeklerden ve insanlardan daha güçlüdür. <br />
<br />
Kediler karanlıkta insanlardan 6 kat daha iyi görürler. <br />
<br />
Her 3 Amerikalı'dan biri kedi besliyor. <br />
<br />
Bir kedinin kürkünün bir santimetrekaresinde 12.000'in üzerinde tüy bulunur. <br />
<br />
Kediler elektrik prizleri ile kablolarla oynamaya bayılırlar. Ama bunlar kediler için çok tehlikeli olabilir. Bu yüzden evde kedilerin zarar görmemesi için elektrikli eşyalar kontrol altına alınmalıdır. <br />
<br />
Kedilerin bıyıkları çevredeki hareketlere karşı son derece duyarlıdır. Ani bir hareket hemen bıyıklar tarafından algılanır. <br />
<br />
Kediler, avlanma sahalarını &quot;ev sahaları&quot; olarak kabul ederler ve bir erkek kedinin ev sahası dişi kedininkinden yaklaşık 10 kat büyüktür. <br />
<br />
Londra'da bir stadyumda 'görevli' bir kedinin 6 yıl içinde yaklaşık 12.500 adet fare avladığı rapor edilmiştir. <br />
<br />
Bir yavru kedinin sağlıklı bir yetişkin olabilmesi için en azından 3 ay boyunca annesi ile birlikte kalması gerekir. <br />
<br />
Erkek kediler 6-8 aylıkken, dişi kediler ise erkek kedilerden yaklaşık 2 ay önce erişkinliğe kavuşurlar. <br />
<br />
Kediler yüzebilirler ama iyi yüzücü değildirler. O yüzden deniz, nehir, yüzme havuzu gibi su bölgeleri kediler için düştükleri takdirde çok tehlikeli olabilir. <br />
<br />
Kediler kendilerine ait sahayı yoğunlaşmış sidik ile işaretleyerek diğer kedilerin o alana girmemesi için bir tür uyarıda bulurlar. <br />
<br />
Evde yaşayan kediler ev eşyalarının ve kendi eşyalarının (su, yemek kaplarının, tuvaletlerinin) yerlerinin değişmesinden hiç mi hiç hoşlanmazlar. <br />
<br />
Kedilerin yemeklerini ayakaltı bir yere koymayın. Yemek yerken mahremiyet isterler. Bu sebeple sıkça geçilen yerler yemek alanı olarak doğru değildir. <br />
<br />
1949-1964 yılları arasında Britanya Pasaport Dairesi'nde çalışan Peter isimli kedi kadrolu personel arasındaydı ve yılda 6.5 sterling ücret alıyordu. <br />
<br />
Ne yazık ki şehir hayatı kediler için çok tehlikeli olmakta.. Örneğin 750 bin kişinin yaşadığı Baltimore kentinde her yıl 5.000 kedi trafik kazalarının kurbanı oluyor. <br />
<br />
1950 yılında dağcıları izleyen İsviçreli bir kedi dağcılarla birlikte Alplerin zirvesine (4.478 metre) çıkmıştır. <br />
<br />
Kediler oyun oynamaya bayılırlar. Özellikle yavru kediler için oyun aynı zamanda sosyalleşme anlamındadır. <br />
<br />
17. yüzyılda kedileri cadılıkla ilgili gören Avrupalılar kedileri kıyıma yönelince Avrupa 18. yüzyılın başında vebaya yenik düşmüştür. Ama Avrupa'yı vebadan kurtaran yine kediler olmuştur. <br />
<br />
 Bir kediyi okşamanın kan basıncını düşürdüğü bilimsel olarak ispatlanmıştır. <br />
 Kedilerin vücutlarında 290 kemik ve 517 kas vardır. <br />
<br />
<br />
 Kediler tüm memeliler arasında en uykucu hayvanlardır. Her gün ortalama 16 saati uyuyarak geçirirler. Bu açıdan bakıldığında, yedi yaşındaki bir kedi hayatının sadece iki senesini uyanık geçirmektedir. <br />
<br />
 Kedilerin köprücük kemikleri olmadığından kafalarının sığabildiği her yerden geçebilirler.  <br />
 Psikoloji biliminde, kedilerden korkma durumu ailurofobi, kedilere duyulan sapkınlık ise ailurofili terimleriyle anlatılır. (Ailuro kökeni Yunanca'dan gelmektedir).  <br />
 Bir kedi diğer bir kediye hemen hemen hiç &quot;miyav&quot; lamaz. Bu ses bu canlıların insanlara ayırdıkları bir hitaptır.  <br />
<br />
 Kediler 185 derecelik bir görüş açısına sahiptirler.  <br />
<br />
 Kediler renkli görebilmekle birlikte kısmi renk körüdürler. Bu renk körlüğü insanlarda görülen kırmızı/yeşil renk körlüğüne denk gelmektedir. (Kırmızı tonlar yeşil tonlarında, yeşil tonları kırmızı tonları olarak görülmektedir.)  <br />
<br />
<br />
 Öte yandan bir kedi hayatının neredeyse % 30'unu kendisini tımar ederek geçirir. Kedilerin kendilerini tımar ederlerken harcadıkları tükürük salgısındaki sıvı miktarı, boşaltım sistemleri aracılığı ile çıkardıkları sıvı miktarından fazladır.<br />
<br />
<b><font color="Red">Not:Bu bilgilerin içerisinde aynı maddeler olabilir.Önceki zamanlarda kediler hakkında bir arşiv oluşturmuştum oradan faydalandım.</font></b></div>

]]></content:encoded>
			<dc:creator>sarı_prenses</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.akvaryumforum.com/forum/blog.php?b=75</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[MSN'deki tuzağa dikkat!]]></title>
			<link>http://www.akvaryumforum.com/forum/blog.php?b=74</link>
			<pubDate>Sun, 13 Jan 2008 17:39:51 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*"Beni arar mısın, yeni numaram 0592.." tuzağına sakın düşmeyin..MSN'inize arkadaşlarınızdan 0592 ile başlayan "Beni ara, yeni numaram diye bir mesaj gelirse, tuzağa düşmeyin. Çevirdiğiniz numara ücretli erotik hatlara ait. Bugünlerde sıkça bu tür mesajlar geliyor. Bir başka tuzak da "Burayı...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b>&quot;Beni arar mısın, yeni numaram 0592..&quot; tuzağına sakın düşmeyin..MSN'inize arkadaşlarınızdan 0592 ile başlayan &quot;Beni ara, yeni numaram diye bir mesaj gelirse, tuzağa düşmeyin. Çevirdiğiniz numara ücretli erotik hatlara ait. Bugünlerde sıkça bu tür mesajlar geliyor. Bir başka tuzak da &quot;Burayı tıklasana, kontör kazanıyorsun&quot; şeklinde..</b></div>

]]></content:encoded>
			<dc:creator>Tyke</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.akvaryumforum.com/forum/blog.php?b=74</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Fotoğraflarınızı düzenleyin</title>
			<link>http://www.akvaryumforum.com/forum/blog.php?b=73</link>
			<pubDate>Fri, 28 Dec 2007 16:26:17 GMT</pubDate>
			<description>PhotoScape ile fotoğraflarınızı istediğiniz gibi düzenleyebilirsiniz. İçerdiği bir çok araç sayesinde fotoğraflarınızla yapmak istedikleriniz çok rahat bir şekilde yapabileceksiniz. 
 
PhotoScape ile yapabilecekleriniz: 
* Fotoğraflarınızı görüntüleyebilirsiniz 
* Düzenleyebilirsiniz 
* Toplu...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>PhotoScape ile fotoğraflarınızı istediğiniz gibi düzenleyebilirsiniz. İçerdiği bir çok araç sayesinde fotoğraflarınızla yapmak istedikleriniz çok rahat bir şekilde yapabileceksiniz.<br />
<br />
PhotoScape ile yapabilecekleriniz:<ul><li>Fotoğraflarınızı görüntüleyebilirsiniz</li>
<li>Düzenleyebilirsiniz</li>
<li>Toplu olarak düzenleyebilirsiniz</li>
<li>Sayfa oluşturabilirsiniz</li>
<li>Birleştirebilirsiniz</li>
<li>Hareketli Gif animasyonları oluşturabilirsiniz</li>
<li>Yazıcıdan çıktı alabilirsiniz</li>
<li>Ekran görüntüsü yakalayabilirsiniz</li>
<li>İstediğiniz rengin kodlarına ulaşabilir bunları değişik programlarda kullanabilirsiniz</li>
<li>Fotoğraf makinanızda Raw formatında bulunan resimleri jpeg formatına dönüştürebilirsiniz</li>
<li>Dosyalarınızı toplu olarak isimlendirebilirsiniz</li>
</ul><br />
Bu programda diğer önerdiğim programlar gibi tamamen ücretsizdir.<br />
<br />
<br />
<a href="http://img171.imageshack.us/img171/1340/photoscapebk8.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://img171.imageshack.us/img171/1340/photoscapebk8.jpg" border="0" alt="" style="max-width: 430px;" /></a><br />
<br />
<a href="http://rapidshare.com/files/78835429/PhotoScape.rar" target="_blank">http://rapidshare.com/files/78835429/PhotoScape.rar</a></div>

]]></content:encoded>
			<dc:creator>Tyke</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.akvaryumforum.com/forum/blog.php?b=73</guid>
		</item>
	</channel>
</rss>
